Tayy-i Zaman ve Tayy-i Mekân: Edebiyatın Zaman ve Mekân Anlayışına Dair Derin Bir Keşif Kelimeler, zamanın ve mekanın anlamlarını yeniden şekillendirme gücüne sahiptir. Her bir metin, farklı bir gerçekliğin kapılarını aralar, okuyucuyu bir başka zamana, bir başka mekâna götürür. Edebiyatın bu sihirli gücü, bir bakıma zamanın ve mekanın mutlak ölçülerinden bağımsız olarak işler; tıpkı bir simge gibi, hem gerçeği hem de ötesini ifade eder. İşte bu noktada “tayyi zaman” ve “tayyi mekân” kavramları devreye girer. Her biri, dilin sunduğu imkânlarla, evreni anlamlandırma yolunda farklı bir bakış açısı sunar. Tayy-i zaman, zamanın sınırsız bir biçimde kısaltılması veya genişletilmesiyle, bir karakterin geçmişinden…
Yorum BırakPaylaşım ve İlham Yazılar
Kimyasal Çözülme Neye Bağlıdır? Kimyasal çözülme, belki de çoğumuzun okul yıllarından hatırladığı bir kavramdır. Ama kimse gerçekten “neye bağlı” olduğuna derinlemesine düşünmüyor, değil mi? Çözülme dediğimiz şey aslında bir madde ile başka bir maddenin birleşerek, karışarak yeni bir çözeltinin oluşması sürecidir. Peki, bir madde neden bir sıvı içinde çözünür? Hangi faktörler bu süreci etkiler? Hadi, bu sorulara daha anlaşılır bir şekilde yanıt verelim. Çözülme Nedir? Çözülme, bir madde (genellikle katı haldeki bir madde) bir sıvı içinde dağılma ve homojen bir karışım oluşturma sürecidir. Bir örnek üzerinden açıklayalım: Şekerin su içinde çözülmesi. Şeker taneleri, suyun içinde dağılır ve çözünerek, gözle görülemeyen…
Yorum BırakEmevîler Peygamber Soyundan mı? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Edebiyatın gücü, bir metnin kelimelerle şekillenen bir dünyaya açılan kapılar olmasında yatar. Kelimeler, yalnızca anlatmak istediklerimizi ifade etmekle kalmaz, aynı zamanda duyguları, düşünceleri ve insanlık hallerini derinlemesine sorgulamamıza olanak tanır. Bir yazının içinden geçmişe, tarihe, bireylerin ve toplumların öykülerine tanıklık etmek, edebiyatın dönüştürücü etkisinin ta kendisidir. Bu bağlamda, Emevîler’in Peygamber soyundan gelip gelmediği sorusu, yalnızca tarihî bir mesele değil, aynı zamanda kültürün ve kimliğin edebi inşasına dair önemli bir sorgulamadır. Edebiyatın çeşitli düzeylerinde bu soruyu ele almak, semboller, anlatı teknikleri ve metinler arası ilişkiler aracılığıyla daha derin bir anlam kazanmaktadır. Emevîler ve…
Yorum BırakKişisel Bir Başlangıç: “Das ne demek araba?” Sorusunun Davranışsal Yankıları Dil, düşünce ve duygularımızın iç içe geçtiği bir alandır. Bir gün elimde bir sözlükle rastgele kelimelere bakarken “das ne demek araba?” sorusunun basit gibi görünen yapısı dikkatimi çekti. Bu soru, sadece dilsel bir merak değil; bilişsel süreçlerimiz, duygularımız ve sosyal etkileşimlerimizle bağlantılı karmaşık bir bilinç akışını temsil ediyor. Bu yazıda bu soru üzerinden, insan davranışlarının ardındaki psikolojik süreçleri mercek altına alacağız. Bir kavramın anlamını sorgulamak, aslında zihnimizin nasıl çalıştığını da sorgulamaktır. Zihinsel temsil sistemlerimiz, duygusal zekâ ile bağlantılı olarak kelimeler ve nesneler arasında bağlantılar kurar. “Das” ile “araba” arasında bir…
Yorum BırakKarbon Çelik Tava Sağlıklı Mı? Geleceğe Dönük Bir Bakış Ankara’da yaşayan bir genç olarak, teknolojinin, sağlığın ve sürdürülebilirliğin birbirine nasıl bağlı olduğunu her geçen gün daha fazla düşünüyorum. Yavaş yavaş hayatımda küçük ama önemli değişiklikler yapıyorum. Şu anda örneğin karbon çelik tavalar hakkında düşüncelerim var. Bu soruya bir bakış açısıyla yaklaşmak istemiyorum; yani, “Evet, karbon çelik tava sağlıklıdır” ya da “Hayır, sağlıklı değildir” gibi net bir cevap vermek yerine, daha vizyoner bir yaklaşımla, gelecekte nasıl şekilleneceğini ve bu değişimin beni nasıl etkileyebileceğini tartışmak istiyorum. Gelecekte Karbon Çelik Tava Sağlıklı Mı? Teknolojinin ve inovasyonların hızla geliştiği bir dönemde, sağlıklı yaşam ve…
Yorum BırakPython Overloading: Bir Dili ve Kültürleri Anlamak Üzerine Bir Keşif Hepimiz farklı kültürlerin biçimlendirdiği birer bireyiz, ancak bu çeşitlilik, sadece yemeklerde, dilde veya giyimde değil, düşündüğümüz ve etkileşimde bulunduğumuz tüm dünyada kendini gösteriyor. Kültürlerin çeşitliliği, bazen çok derin ve bazen de yüzeysel görünen katmanlarla kendini ifade eder. Tıpkı farklı kültürlerde sembollerin, ritüellerin ve toplumsal yapıların farklı anlamlar taşıması gibi, aynı şekilde farklı yazılım dillerinde de bir dilin farklı biçimlerinin, işlevlerinin ve uygulamalarının kendine has anlamları vardır. Bu yazıda, Python’da yer alan bir kavramı, “overloading”i ele alacağız, ancak bunu yalnızca bir yazılım özelliği olarak değil, aynı zamanda kültürel bir olgu olarak…
Yorum BırakFatih Sultan Mehmet Kılıcında Ne Yazıyor? Bir Felsefi İnceleme Hayatımızı şekillendiren en temel sorulardan biri şudur: “Gerçek nedir?” Bu soru, sadece felsefeyle ilgilenenlerin değil, günlük yaşamlarında anlam arayan herkesin zihnini kurcalayan bir sorudur. Herhangi bir tarihsel figürün yaşamını veya geçmişteki bir olayın etkilerini anlamaya çalışırken, sadece olan biteni sorgulamak değil, aynı zamanda o olayın bizimle olan ilişkisini de göz önünde bulundurmak önemlidir. Bu yazıda, Fatih Sultan Mehmet’in ünlü kılıcındaki yazıyı, felsefi açıdan değerlendirerek, geçmişin sadece bir anı olmadığını, aynı zamanda varoluşumuza dair derin sorulara ışık tuttuğunu tartışacağız. Fatih Sultan Mehmet’in kılıcında yazan söz, tarihsel bir anlam taşır ancak bu anlamı…
Yorum BırakDüz Memurlar Ne Kadar Maaş Alıyor? Pedagojik Bir Bakış Birçok insan için maaş, bir işin değerini belirleyen önemli faktörlerden biridir. Ancak, işin gerçek değeri bazen sadece finansal kazançla ölçülmez. Çalışma hayatı, eğitimle sıkı bir ilişkiye sahiptir; çünkü öğrenme, kariyerin her aşamasında bir kişiyi şekillendirir. Bu yazıda, düz memurların maaşlarına odaklanırken, bu konuyu pedagojik bir bakış açısıyla inceleyecek, öğrenme teorilerinin, öğretim yöntemlerinin, teknolojinin eğitim üzerindeki etkisinin ve pedagojinin toplumsal boyutlarının bu meseleye nasıl etki ettiğini tartışacağız. Çünkü eğitim, yalnızca bilgi aktarımı değil, aynı zamanda toplumsal eşitsizliklerin ve kariyer fırsatlarının şekillendiği bir süreçtir. Giriş: Maaş ve Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Bir kişinin meslek…
Yorum BırakZaviye Kimlere Denir? Felsefi Bir İnceleme Bir gün, derin bir ormanın içinde kaybolmuş bir düşünür, bir zaviye arayışında olduğunu fark etti. Onun amacı yalnızca mekân değil, ruhunun derinliklerine doğru bir yolculuktu. Kendini sorgularken, “Gerçek nedir? Kimdir ben?” diye sordu. Bu sorular, felsefi bir arayışın başladığı andı. Her ne kadar fiziksel bir yerden bahsetsek de, insanın kendi içindeki zaviye ne olabilir? İnsanın ruhsal yolculuğunda kimlerin zaviye sayılacağı sorusu, etik, epistemolojik ve ontolojik açılardan önemli bir tartışma alanıdır. Felsefi düşüncelerin insanı anlamaya yönelik evrensel bir çabayı kapsadığı bu bağlamda, zaviye kavramı da yalnızca bir mekân veya kurum olmanın ötesinde, insanın içsel bir…
Yorum BırakÖğrenmenin gücü, hem bireyleri hem de toplumları dönüştürme potansiyeline sahip bir araçtır. Bir kişinin bilgiye, becerilere ve tutumlara erişimi, yalnızca onun yaşamını değil, çevresindeki toplumu da şekillendirir. Bu bağlamda, eğitim sadece bilgi aktarmakla kalmaz, aynı zamanda daha derin bir toplumsal değişimi başlatan bir süreçtir. Bu yazıda, eğitimdeki pedagojik yaklaşımları ve öğrenme teorilerini inceleyecek, özellikle Türk soyluluğu kavramının pedagojik bağlamda nasıl anlaşılabileceğine dair derinlemesine bir bakış sunacağım. Türk Soyluluğu Nedir? Türk soyluluğu, tarihsel ve kültürel bir terim olarak, Türk milletlerinin kökenlerini ve soyluluk anlayışlarını ifade eder. Tarihte, soyluluk genellikle toplumdaki statü ve prestiji simgelerken, Türk toplumlarında da benzer bir hiyerarşik yapı…
Yorum Bırak